Özbekistan Turları


İPEKYOLU Turu


Özbekistan & Uygur & Sincan Özerk Bölgesi  Kırgızistan & Kazakistan
4 ÜLKE İle Tek Turda Komple İpek Yolu


 

Gezilecek Yerler Tur Programı


1.Gün: İSTANBUL-TAŞKENT

Akşam 20.00’de Thy kontuarı önünde buluşma ve bagaj işlemlerini takiben Özbekistan’a uçacağız. 23 milyonluk Özbekistan’da Rus, Tacik, Kazak, Tatar, Karakalpaklar %2,Kırgız ve Koreliler %1, geri kalan ise Özbeklerdir. Buhara’da; Yahudiler, Ortodoks ve Katolikler, Baptistler ve Evangalistler, Protestan ve Fergana vadisinde yaşayan Budistler var.


2.Gün: TAŞKENT-SEMERKAND (Özbekistan)

Sabah erken saatlerde varışı takiben, otelimize gidiş sonrası, Taşkent şehir gezi turumuza başlıyoruz. Timur Han Meydanını ve Ali Şir Nevai Tiyatrosunu göreceğiz. Şehir turunu takiben, otobüs yolculuğu ile Semerkand’a hareket ediyoruz. Varışı takiben otelimize yerleşme. 01 elçilik plaka kodu ile; dili, dini ve kültürü bir bu kardeş ülke Özbekistan’ı ilk tanıyan Türkiye’dir. Bugün iki ülke arasında, kültürel alt yapı ve yapılandırma çalışmaları, zayıf da olsa; ekonomi ve eğitim alanında güçlü bağlar kurulmuş durumda. Kervanlar geçen yüzyıla kadar geçiyormuş eski İpek Yolu’ndan.


3.Gün: SEMERKAND-BUHARA

Sabah kahvaltıyı takiben, Semerkand çevre turumuza başlayacağız. Uluğ Bey Medrese ve Rasathanesi, Bibi Hanım Türbesi, Registan Meydanı, Gur-Emir Mozolesi başlıca göreceğimiz yerlerdir. Daha sonra göreceğimiz Şahı Zinde ise; Orta Asya’nın Mekkesi gibidir. Bu kutsal mezarlar sokağı, mavinin tüm tonlarından mozaik ve fayanslarla sizi sarıp sarmalıyor. Hala tüm medreseler ve mezarların yatır muamelesi gördüğü bölgede; Timur’un tüm akrabalarının da mezarları olan Şah-ı Zinde’de, bir elektrik kablosunun üstüne bağlanmış yüzlerce çaput tüm dilekleri iletiyor etrafına. Tüm Orta Asya’da duvarları fotoğraflama geleneği var, köylerde bile motiflerle süslü duvarlar. Türk mezar taşları heykel formlarında yapılmış


4.Gün: BUHARA

Sabah kahvaltıyı takiben, Buhara Şehir turumuza başlıyoruz. Önce Lyabi-Khauz Medresesini ziyaret edeceğiz. Kalyan Camisi, Eyüp Çeşmesi ziyaretini takiben, sırasıyla İsmail Samani Mozolesi, Emir Komutu, Buhara Tarih Müzesi, Emir Alimhan Yazlık Konutu’nu ziyaret edeceğiz. Daha sonra; İslam dininin önemli merkezlerinden biri olan İmam El Buhari Türbesi de göreceğimiz yerler arasındadır.


5.Gün: BUHARA-URGENÇ

Kültürlerin, dinlerin ve ticaretin kesişme noktası olan Buhara; eskiden Maveraünnehehr’in merkezi olup Cengiz Han tarafından viran edilmiştir. Tuğla ve kerpiçten sarı bir Orta Asya kenti olan ve mavi çinili başkaldırısıyla Zerefşan ırmağının onu böldüğü eski büyük İpek yolu’nun görkemli kenti Buhara dinlerin kalbidir. 2500 yıllık Buhara birçok yıkım, istila ve kıyım yaşamıştır. Büyük İskender’den Arap istilasına kadar geçen maceralı tarihinde Araplar tüm zerdüşt tapınaklarını camiye dönüştürmüşlerdir. Maghoki Attar Camii bunlardan biridir, 5.YY.da Zerdüşt tapınağı olarak yıkıma uğramış, erken dönemde Budist tapınak olmuş ve 16.YY’a kadar cami olmakla birlikte akşamüstleri sinagog olarak kullanılmış Yahudiler tarafından. Bu cami, gerçek bir Buhara tanımıdır. Aşkın, şarabın ve bilimin kenti Ömer Hayyam’dan, İbni Sina’ya yaşadığı görkemi bugün bulmak pek kolay değil.


6.Gün: URGENÇ- TAŞKENT

Sabah kahvaltıyı takiben, Taşkent’e hareket etmeden önce 17.yy UNESCO tarafından Kültür Mirası olarak deklare edilmiş, mavinin kenti; Khiva’ya gideceğiz. Ahmet Biruni’nin ve İbni Sina’nın doğduğu ve 9. ve 10. yüzyıllarda Doğu Rönesansının yaşandığı bu bölgeyi Nuh’un oğlunun kurduğu rivayet edilir. Mavi göğün içine yükselen mavi çinili minareler, turkuaz fayanslar Gök Tanrı Tengrinin kutsal rengini yerden alıp göklere savuruyor gibi. Tüm kapılar ve pencereler de mavi boyalı eski inançtan kalma bir gelenekle. Çünkü mavi kutsal renk.


7.Gün: TAŞKENT-BİŞKEK(KIRGIZİSTAN)

Sabah kahvaltıyı takiben; Kırgızistan’a uçuş. Başkent Bişkek‘e varışta şehir gezi turu yapacağız.”Mehman Ataana’dan Uludur” yani gelen konuk; evdeki en büyük olandan önemlidir, demek olan bu atasözü ayni zamanda Türklerde ki soyağacının “ana” ile başladığına da işaret eden eski bir söylemdir. Kırgız sözcüğü de “kırk kız”dan gelmekte ve kırk anaya dayalı kabileden ana kökenli efsaneye dayanmaktadır. Yolculara para vermenin bir gelenek olduğu ülkede, konuklar tuz ve ekmekle karşılanıyor.


8.Gün: BİŞKEK-NARYN

Sabah erken kahvaltı sonrası; Asya steplerinde, güneye doğru yolculuk yapıyoruz. Burana Kulesi ve Anıt Mezarları gördükten sonra, Narin şehrinde Halı dokuma merkezlerini ziyaret edeceğiz.


9.Gün: TAŞRABAT-Torugart Geçidi-KAŞGAR

Sabah kahvaltıyı takiben; Çin tarafına doğru, Kaşgar yolculuğumuz, yaklaşık 6 saat sürecektir. Kırgızistan’ın en önemli anıtlarından Taşrabat Kervansarayını gezecek ve yaklaşık 4000m. rakımlı Torugart Geçidinden geçerek İpek Yolu’nun en önemli şehri olan Kaşgar’a varacağız.


10.Gün: KAŞGAR

Sabah kahvaltı sonrası önce; Kaşgarlı Mahmut Türbesi’ni ziyaret edeceğiz. Daha sonra, tam gün sürecek şehir gezi turu yapacağız.


11.Gün: KAŞGAR-Yengisar-Yarkent-Kargilik-Cuma-HOTAN(ÇİN)

Erken kahvaltı sonrası, birçok kenti de görerek, Orta Asya İpek Yolunun önemli kentlerini görerek Hotan’a varacağız.


12.Gün: HOTAN-MINFENG(ÇİN)

Sabah kahvaltı sonrası, Taklamakan Çölünü de geçerek Minfeng’e hareket ediyoruz.


13.Gün: MİNFENG-Aksu-KORLA

Sabah kahvaltıyı takiben, İpek Yolu kentleri ve Taklamakan geçişini tamamlayarak, Korla şehrine varacağız. İpekyolu biraz da “deve yolu”dur. Sıcaklığın yazın 50, kışın -20 dereceyi bulduğu Taklamakan Çölü’nü, Çin develeri geçmişler hep. Onlara çölün gemileri denirmiş. 30 gün hiç yemek yemeden gidebilen bu çift hörgüçlü develer günde 30 km.yol alabiliyor. Artık kervan olmadığından eğitilmiş olan deve bulmak çok zor artık.


14.Gün: KORLA-TURPAN

Sabah kahvaltıyı takiben, Türk dokusunu hissedeceğimiz Turpan’ı gezeceğiz. Flamming Dağları’nın dibinde bulunan ve deniz seviyesinin de altında bulunan bu Uygur Kenti; gerek Pazaryerleri gerekse cami ve sokakları ile tam bir Türk mekânı gibidir. Turfan şehri Turfan Havzası´nın kuzey kenarında kurulmuş, havzanın en çukur yerinde Ayding Gölü, deniz seviyesinden 154,50[2] metre derinlikte olan bölgede bulunur. Böylece Turfan dünya´da Lut Gölü´nden sonra ikinci çukur olan havzasıdır. Dünyanın en sıcak yerleşim bölgelerinden birisidir. Doğu Türkistan´da hava sıcaklığının en yüksek olduğu bir bölgede kurulmuş olan Turfan, "Alev vahası" olarak da adlandırılır.


15.Gün: TURPAN-URUMCHI

Sabah kahvaltıyı takiben, Turpan turumuza devam edeceğiz. Süleyman Camii, Astina Mağaraları, Jiaoh Kalesi, Emin Minaresi, 1000 Buda mağarası başlıca ziyaret edeceğimiz yerler arasındadır.
Urumçi, Çin´in kuzeydoğusunda yer alan, Doğu Türkistan adıyla da bilinen, Sincan Uygur Özerk Bölgesi´nin başkentidir. 2,5 milyon nüfuslu bir şehir olup 10.989 km²´lik bir alan kaplar. Mançu İmparatorluğu 1884 yılında, Doğu Türkistan istilasını gerçekleştirdiğinde şehre Çince ?? (Dihua) adını vermişlerdi. 1955 yılında, daha öncelerden Eyalet statüsündeki Doğu Türkistan´ın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi olması ile birlikte, başkentin adı da tekrar Ürümçi olmuştur. Çin´in batıya açılan en önemli güzergahlarındandır. Demiryolu taşımacılığında önemli bir geçittir. 174,53 kişi/km².


16.Gün: URUMCHI-SAYRAM GÖLÜ

Sabah kahvaltıyı takiben, yaklaşık 450km.lik yolculuk yapacağız. Güzergâhımız üzerinde; Sayram Gölü’nü de göreceğiz. Akşam konaklamamız eski tarz Yurt çadırda olacak.


17.Gün: SAYRAM-ALMAATA(KAZAKİSTAN)

Sabah kahvaltıyı takiben, Korgas Geçidi yoluyla Kazakistan’a girerek Almaata’ya geçecek ve şehir gezi turumuzu yapacağız. Almatı, Kazakistan´ın 2,000,900 nüfuslu ve en büyük şehridir. Almatı (eski adıyla Almaata) Kazakistan Cumhuriyetinineski başkentidir.Kazakistan´ın güney doğusunda yer alan Almatı Şehri, 1854 yılında Rusların doğuda Sınır Kalesi olarak kurduğu bir şehirdir ve bugün ise 2,000,900 nüfusu ile Orta Asya´nın en gelişmiş Kozmopolitan şehridir. Birçok alışveriş merkezi, restoranları, Hoteller ve Kazinoları ile zengin bir yaşam sunar. Eski adı Alma ata olan şehir Alatau Dağları platosunda kalmaktadır. Kazakistan genelinde olduğu gibi, Almatı´da da ana dil Kazakça dır. Kazakistan Cumhuriyeti´inin 1991 yılındaSovyetler Birliğinden bağımsızlığını kazanmasından bu yana, Almatı Şehri Batı pazarlarına açılıp, çok hızlı bir değişime uğradı. Almatı eski başkent olmasına rağmen (Şu andaki Başkent Astana Şehridir.) halen Ülkenin Kültürel, Ekonomik ve Ticari merkezi durumundadır.


18.Gün: ALMAATA-İSTANBUL TK

Sabah erken saatlerde, geri dönüş yolculuğu için Havaalanına transfer ve İstanbul’a varış.

 


 

Kişi Başı Fiyatları    2.250 Euro

 

 

Tek Kişilik Oda        3.430 Euro