|
ARTVİN
TURLARI - MACAHEL
KAÇKAR TURU
1.GÜN. PAZAR
Saat 04.00 da Kadıköy evlendirme dairesi 04.30 da Harbiye Jolly Tur
Ofis Önünden kalkacak servis araçlarımızla Atatürk Havalimanına
geçiyoruz. 05.15 de İç hatlar terminali Jolly Tur kontuarı önünde
buluşma. Chek - in işlemlerimizin ardından Onur Air 06.35 uçağı ile
Trabzon’a uçuş. 08.30 sularında Trabzon Havalimanı’nda bineceğimiz
aracımızla turumuza başlıyoruz. Bugün yürüyüşün az, görselliğin bol
olduğu bir gün. Karadeniz’in en doğusuna doğru yolculuğumuza
başlıyoruz. Fındıklı-Arhavi-Hopa yoluyla ikiye bölünüp yarısı
SSCB’de kalan Sarp köyüne varıyoruz. Bugün Gürcistan sınırımızı
oluşturan Sarp Sınır Kapısı, Son Türk Evleri ve Gürcü Evlerini görüp
hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra Borçka üzerinden Karagöl’e
ulaşıyoruz. Karagöl, zengin bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğine
sahiptir. Gölde yöreye özgü kırmızı pullu alabalık bulunmaktadır.
Muhteşem manzaraya sahip göl etrafındaki yürüyüşümüzün ardından
tekne ile gölde dolaşma imkânımız oluyor. Bu keyifli gezi sonrası
Macahel’e gidiyoruz. Macahel ya da Maçahel (Gürcüce: მაჭახელი /
Macaheli), günümüzde Türkiye’nin Artvin iline ve Gürcistan'ın
Acaristan Özerk Cumhuriyeti'ne yayılan ve toplam on sekiz köyden
oluşan vadi ve tarihsel bölgenin adıdır. Macahel'in Gürcistan
tarafında kalan bölümünde (Aşağı Macahel) on iki, Türkiye
tarafındaki bölümünde (Yukarı Macahel) ise altı
köy(Camili-Düzenli-Efeler-Kayalar-Maral-Uğur) yer alır. Yukarı
Macahel bugün Camili yöresi olarak da anılır. Bölgede yer alan
otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. TEMA KONUK
EVİ
Yürüyüş: 1 saat (kolay)
2.GÜN. PAZARTESİ
Sabah otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından
aracımıza binip kısa bir yolculukla Maral Köyü'ne gidiyoruz. Köy
camisi ve ahşap mimarisini görüp fotoğrafladıktan sonra yürüyüşümüze
başlıyoruz. Yürüyüşümüz Maral Şelalesi’nde son bulacak ve toplam 2
saat sürecek. Bitki örtüsü, hayvanları, doğal hayatı ve ormanları
ile tanınan bölge UNESCO tarafından biyosfer rezervi içeren bölge
ilan edilmiştir. Türkiye’den ilk defa bir bölge UNESCO’nun bu
alandaki koruma siteleri içine girmiştir. Bu alan aynı zamanda
ülkemizde bulunan tek yağmur ormanları bölgesidir. Her biri anıt
olma özelliğine sahip ağaçları gördükten sonra Maçahel’e geri
dönüyoruz. TEMA merkezindeki arıcılık üretim merkezini ziyaret
edeceğiz. Merkezde bölge hakkında belgesel film gösterimini izleyip
ve buradaki kırsal alan kalkındırma projeleri hakkında bilgi
alacağız. Ayrıca bu bölgeye özgü arı türü olan caucasium ve arıcılık
uygulamaları hakkında ilgi çekici bilgiler alıp çalışmaları yerinde
inceleyeceğiz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. TEMA KONUK EVİ
Yürüyüş: 2 saat (kolay)
3.GÜN. SALI
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe sabah kahvaltısının
ardından Hopa’ya sahil yoluna iniyor ve 2000 mm. üzerinde yıllık
yağış ortalamasıyla ülkemizin en çok yağış alan bölgesi Fırtına
Vasine giriyoruz. Şarkılara ve dizilere konu olmasının dışında
endemik bitki türleriyle de meşhur olan vadi Doğu Karadeniz
bölgesindeki endemik bitkilerin %30 unu içinde barındırır. Fırtına
deresi boyunca devam edip Çamlıhemşin üzerinden Zilkale’ye
çıkıyoruz. Zilkale, diğer adıyla Kale-i Zir Çat deresinden 100 m.
Denizden 750 m yüksekliğe konumlanmış. İç, orta ve dış surlardan
oluşan Kale gezimizin ardından ünlü Palovit Şelalesi’ne doğru yol
alıyoruz. Belirli bir yerden sonra araç gidemiyor. İyi ki de
gidemiyor çünkü bir yere arabaların ulaşması o yerin yok olmasını
hızlandıran en önemli faktör. Şırıl şırıl akan dere kenarında,
güneşin göz kırpmalarının refakatinde patika yoldan ilerlerken
kendinizi tropikal ormanda hissedeceksiniz. Şelaledeki gezimizin
ardından Fırtına deresinde rafting yapmak için tesisimize gidip
hazırlanıyoruz. Fırtına vadisinde bulunan Fırtına deresi rafting
yapmaya uygun dünyanın sayılı nehirlerindendir. Rehberlerimiz birçok
Türkiye şampiyonlukları ve il birinciliklerine sahiptir.
Rehberlerimiz sporculara 30 dakikalık bir eğitimde bota nasıl
binilir, kürek nasıl çekilir gibi birçok görsel anlatımla ve nehirde
alıştırmalı özel info verilmektedir. Parkurumuz yaklaşık 1 saat
sürmekte olup kürek oyunları, animasyonlar ve molalar ile spor
keyfini doyasıya yaşamanızı sağlamaktadır. Öğle yemeğimizi dere
kenarında yöresel tatlardan oluşan restoranımızda aldıktan sonra
bölgenin en meşhur yaylası olan Ayder Yaylasına çıkıyoruz. Balı,
oksijeni ve kaplıcası meşhur olan yaylada Kalegon, Gelin Tülü
Şelalesi gibi panoramik noktalarda çektiğimiz fotoğrafların ardından
yayladaki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama
otelimizde. AYDER HAŞİMOĞLU OTEL
Yürüyüş: 2 saat (kolay)
4.GÜN ÇARŞAMBA
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından
gezimize Kavrun Yaylaları ile başlıyoruz. Önce 1800 m rakımlı Aşağı
Kavrun Yaylasına ardından 2260 m rakımlı Yukarı Kavrun Yaylasına
ulaşıyoruz. Bölgenin en büyük ve en tanınmış yaylası olan Kavrun
Yaylası Kaçkar Dağı zirvesine (3937) yaklaşık 8 km. mesafededir.
Kaçkarların zirvesine en yakın yayladır. Buraya kadar aracımızla
çıkıyoruz, yürüyüş buradan başlayacak. Kavrun Yaylası'nda fotoğraf
molasından sonra yukarıya, göllerin bulunduğu bölgeye yürüyoruz. Bu
parkurun ilk kısmı oldukça dik, yaklaşık 45 dakikalık yürüyüşten
sonra nispeten düzleşiyor. Yaklaşık 2 saatlik yürüyüşten sonra
Çegnovit'in Denizleri diye anılan Büyük Deniz, Küçük Deniz ve
Mezovit göllerinden oluşan alana varıyoruz (3100 m). Büyük Deniz
Gölü adı gibi büyük olduğu ve eriyen kar sularıyla beslendiği için
oldukça soğuk. Fakat Küçük Deniz Gölü sığ ve küçük olduğu için suyu
girilebilecek kadar sıcak. Her ihtimale karşı mayo ve havlunuzu
yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederiz. Çegnovit Gölleri'nin
altında kalan ve Ceymakçur Vadisi'nin üst kısımlarında bulunan
Karadeniz Gölü'nü(2850 m) ise yukarıdan seyredip otelimize
dönüyoruz. AYDER HAŞİMOĞLU OTEL.
Yürüyüş: 4 saat (orta)
5.GÜN PERŞEMBE
Otelimizde alınan açık büfe sabah kahvaltısı sonrası Fırtına
Deresi üzerinde yer alan Mikron ve Timisvat Taş köprülerinde
fotoğraf molası veriyoruz. Burada çay bitkisini uzaktan göstermekle
yetinmeyip çay makasımızı alıyor ve biraz çay topluyoruz.
Yaşadığımız bu yöreselliğin ardından yolumuz üzerinde bölgedeki
dokumacılığıyla meşhur Rize Bezi Dokuma Atölyesini görüyoruz.
Alışveriş molamızın ardından Of üzerinden Haldizen Vadisine
varıyoruz. Solaklı Çayı boyunca yolumuza devam edip Çaykara'ya
geliyor ve buradan Uzungöl’e çıkıyoruz. Deniz seviyesinden 1090 m
yükseklikte bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü
ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında
bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresinin önünü
kapatmasıyla oluşmuş göl, “Uzungöl” olarak bilinir ve çevreye aynı
ad verilmiştir. Özellikle yakınındaki “Şerah” köyünün yöreye uygun
tarzda yapılmış eski ahşap evler, doğanın güzelliğini tamamlar
özelliktedir. Uzungöl etrafında yürüyüş yaptıktan sonra aracımızla
fotoğraf tepesine çıkıyor ve Uzungöl’ü tepeden fotoğraflıyoruz.
Gezilerimizin sonrasında Demirkapı Yaylası çıkıyoruz ve yüzyıllara
meydan okuyan yayla evlerini geziyoruz. Bu evlerde 90 yaş üstü
gençlerimizle sohbet edip, kış için örülen bere ve patiklerden de
alma imkânı bulacağız. Demirkapı Yaylası gezimizden sonra Soğanlı
Dağları’na tırmanmaya devam ediyor ve Balıklıgöl’e ulaşıyoruz.
Dileyen konuklarımız 2000 metre yükseklikteki, buz gibi suyu olan bu
göle girip serinleyebilir. Balıklıgöl ziyareti ardından önce Şekersu
Yaylasına ardından Limonsuyu Yaylasına varıyoruz. Akşam yemeği ve
konaklama otelimizde. LİMONSUYU OTEL
Yürüyüş: 2 saat (kolay)
6. GÜN CUMA
Otelde alınan açık büfe sabah kahvaltısının ardından
Altındere Milli Parkı’na ulaşıyoruz. Burada bizi bekleyen
minibüslere binerek Sümela Manastırı’na çıkıyoruz. Sabah sporu
yapmak isteyen konuklarımız kuş sesleri eşliğinde patika yoldan
manastıra çıkabilir. Karadağ’ın en sarp yerinde kurulmuş olan
manastırın manzarası sizleri büyüleyecek. Meryem Ana Kilisesi,
Nöbetçi Odaları, Misafirhane, Ayazma, Su Kemerleri, Kaya Fresklerini
rehberimizin anlatımıyla öğrendikten sonra Altındere Vadisine geriye
dönüyoruz. Buradan otobüsümüze binerek Zigana Dağları’na
tırmanıyoruz. Sütlacıyla meşhur Hamsiköy’ü görüp sütlaç molası
ardından Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan Zigana Tüneli’nden
geçiyoruz. Devamında Gümüşhane’nin Torul ilçesinde sarkıt ve
dikitleriyle meşhur Karaca Mağarasını ziyaret ediyoruz. Görüldüğünde
hayranlık uyandıran Karaca Mağarası gezimizin ardından Trabzon’a
gidiyoruz. Burada bizleri bekleyen minibüslerimize binip Trabzon’un
en meşhur Yaylakent’ine ulaşıyoruz. Otelimizde yerleşip bir süre
dinlendikten sonra yaylada rengârenk orman gülleri arasında çevre
gezintisi yapıyoruz. Akşam canlı müzik eşliğinde eğlence ve horon
gösterisi. HIDIRNEBİ YAYLAKENT
Yürüyüş: 2 saat (orta)
7. GÜN CUMARTESİ
Sabah otelde aldığımız kahvaltının ardından 2000 mt
yükseklikte bulunan Balıklı Göl’ü ziyaret ediyoruz. Buradaki
fotoğraf molamızın ardından Acısu ve Harmancık yaylalarını görerek
Trabzon’a ulaşıyoruz. İlk durağımız Trabzon’da Mustafa Kemal’in
Tunceli planını yaptığı ve vasiyetini yazdığı yer olan Atatürk
Köşkü. Ardından Trabzon’a gelen Komnenos ailesi tarafından
yaptırılan Ayasofya Kilisesi’ni geziyoruz. . Ardından yörenin en
büyük gümüş atölyesine gidiyoruz. Burada Gümüş, Telkari ve ülkemizde
sadece Trabzon’da üç aile tarafından yapılan Kazaziye Sanatının
inceliklerini öğreniyoruz. Burada yapılan alışverişin ardından
Trabzon’un köftesiyle meşhur ilçesi Akçaabat’a varıyoruz. Akçaabat
köftesinden oluşan öğle yemeği menümüzü aldıktan sonra Trabzon
Müzesi’ne gidiyoruz. Genelde saray mimarilerinde kullanılan Barok
Rokoko üslubunun kullanıldığı bu şaheser yapı Atatürk’ün Trabzon’a
ilk gelişinde kaldığı bina olmasıyla da önemini korumaktadır. Burada
yapılan alışverişin ardından Trabzon’un köftesiyle meşhur ilçesi
Akçaabat’a varıyoruz. Akçaabat köftesinden oluşan öğle yemeği
menümüzü aldıktan sonra keyif çaylarımızı yudumlamak üzere
Boztepe’ye çıkıyoruz. Gün sonunda Trabzon havaalanına gidiyoruz.
Onur Air 21.35 uçağı ile İstanbul’ dönüş. İstanbul’da bizi bekleyen
araçlarımızla sizleri bir dahaki turumuzda buluşmak üzere aldığımız
noktalara bırakarak vedalaşıyoruz


|